Türk Sinema Filmleri Neden Oscar Alamıyor?

Sharing is caring!

Türk sinema filmleriDünya edebiyat alanında Orhan Pamuk’la  Nobel ödülü yakaladık ve büyük bir onur yaşadık. Fakat gelin görün ki iş sinemaya gelince bir tek filmimiz bile Oscar ödülünün yanından geçmiş değil. Bu durumda Türk sinema filmleri artık bir masaya yatırılmak zorundadır diyebiliriz. Çünkü ciddi bir tedaviye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki eski ve çok dar bütçelerle yapılmış filmlerimize bakıyorum bugün gerçekleştirilen prodüksiyonlardan bin kat daha güzel ve anlamlı. Bu da demektir ki büyük oranda gerileme var. Örneğin bir “Selvi boylum Al Yazmalım” çekemiyoruz. Yüzlerce farklı hareketli güzel müzikler ile desteklenmiş örneklerle dolu Türk sinema filmleri tarihinde bugün gelinen nokta rezalet durumda diyebilirim. Gelin birkaç örnekle hafızalarımıza şöyle bir göz atalım

  • Hababam sınıfı (hangi unutulmaz oyuncuyu sayalım hepsine minnettarız)
  • Hayat Bayram Olsa (Gülşen Bubikoğlu Tarık Akan)
  • Selvi boylum Al Yazmalım
  • Yol ve Sürü (Tarık Akan)
  • Bizim Aile (Bizim Aile Tarık Akan Münir Özkul Halit Akçatepe Şener Şen)
  • Köyden İndim Şehire (Zeki Alasya, Metin Akpınar, Halit Akçatepe, Kemal Sunal Tekin Akmansoy)
  • Kibar Feyzo (Kemal Sunal Şener Şen İlyas Salman)
  • Cüneyt Arkın serisi
  • Züğürt Ağa (Şener Şen) (muhteşem bir yapıt gerçekten)

Sözü uzatmayayım say say bitmez gerçekten. Fakat unutulmaz Türk filmleri jön ve aktrisleri ile birbirinden değerli senarist ve yönetmenlerinin  hiçbiri bugün kalmadı gibi. Yaşamda olanlarına uzun ömürler diliyoruz ve bugün aramızda bulunmayanlarını minnet ve saygıyla anıyoruz.

Türk sinema filmleri

1990 Yılından Sonra Türk Filmi Adına Benzer Hiçbir Yapım Göremiyoruz

bir şey dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, yukarıda saymış olduğumuz yapımların tamamı 1970 ile 1990 arasında gerçekleşmiş projeler. Peki, 1990’dan sonra ne oldu neden bu kadar renksiz durgun, bir odaya kapalı kapkaranlık filmler çekiyoruz. O gün şartlarından daha mı ağır ekonomik sorunlar yaşanıyor. Hiç sanmıyorum gerçekten. Çünkü rahmetli Cüneyt ARKIN’ın bir röportajında sadece bir rulo çekim yapacak filmleri olduğu için tekrarlama şansı olmayan dönemlerinde yakaladıkları başarının bugün yüzlerce kez üzerinde oynama yapılabilen dijital dönemde rastlanamamasının sebebini gerçekten kimse izah edemez. Açıkçası ortalıkta NE OYUNCU VAR, NE PRODÜKSİYON ŞİRKETİ VAR, NE SENARYO VAR NE YÖNETMEN. İleri sürülen mazeretlere bir göz atalım “50 yıl önce yaptığımız sinema filmleri bugün için çok fazla bütçe gerektiriyormuş”. Efendim o günlerin oyuncuları şimdi yokmuş. Kayıt ücreti için oyuncu arayışına giren firma görünümlü alavere dalavereciler ortalıkta cirit atarken zaten oyuncu bulamazsınız (işinde dürüst firmaları tenzih ediyorum).

Türk sinema filmleri

Komedi Filmi Çekiliyor Ortada Bir Tane Eski Arabadan Başka Bir Şey Yok

Tabi başarısızlıklar zinciri komedi filmi çekimlerinde de bol bol boy gösteriyor. Bir tane eski püskü arabaya binip iki köy gezerek komedi filmi çekenleri mi ararsınız,  tamamen bilgisayar yapımı üç beş kare gerçek çekim yapıp kalanını Photoshop ile tamamlayanı mı ararsınız. Sonra yok efendim vizyona çıkan film istenilen başarıyı yakalayamadı, yok efendim çok güzel film çektik fakat kimse izlemedi, gibi laflar. Kısacası mazeret çok, çalışma yok. Tabi bu eleştirilerin ardından Türk sinema filmleri neden Oscar alamıyor sorusunun yanıtı aslında kendiliğinden ortaya çıkmış oluyor. Uzun sözün kısası Türk sineması kendini ve özünü arıyor vesselam.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir